13 Mayıs 2019 Pazartesi

Yılın İlk Çeyreğinde Okuduğum Kitaplar | Favori Kitaplarım

18:53:00, BY Mor Düşler Kitaplığı -


Herkese merhabalar ve hayırlı ramazanlar. :)
Görüşmeyeli nasılsınız? Umarım her şey yolundadır.
Beni soracak olursanız iyiyim, bu aralar biraz da olsa kendime zaman ayırabiliyorum. Yazılarıma bakarken sene başından beri kitaplar ile ilgili hiç yazı yazmadığımı fark ettim. Genelde instagram üzerinden paylaştığım ve blog yazısı hazırlayacak vaktim olmadığı için böyle oldu. Hazır vaktim varken yılın ilk çeyreğinde okuduğum kitaplardan favorilerimi sizlerle paylaşmak istedim. :)


Şimdiye kadar toplamda 31 kitap okumuşum. Çoğunu da sevdim fakat favori olarak gördüğüm 8 kitap seçtim. Okuma sırama göre kitaplar hakkındaki yorumlarımı sizin için listeledim. Hadi gelin bakalım. :)

Deniz - Zeynep Saraç
Yayınevi : Arunas Yayıncılık
Sayfa Sayısı : 448
Nehir, küçükken yaşadığı bazı durumlar ve babasının gemi kaptanı olması sebebiyle babasının en yakın arkadaşının evinde büyümüştür. Evin küçük oğlu Emre ile çok yakın arkadaş olan kızımız aynı zamanda onun ağabeyi Deniz ile nişanlıdır. Kitap Emre'nin geçirdiği bir kaza ile başlıyor. Ve Nehir, Deniz'i çok sevse de ondan ayrılma kararı alıyor. Geçmişte yaşanan ve bu kararı almasına sebep olan şeyleri, aynı zamanda bu kararının sonucu olarak yaşadıklarını okuyoruz diyebilirim. Nehir ve Deniz diğer kitaplarda okuduğum karakterlerden farklı geldi bana. İkisinin de içlerinde kopan fırtınalara rağmen dik duruşları, birbirlerini çok fazla kırıp dökmeden anlamaya çalışmaları vb. Çok sevdiğim karakterler oldular. Hikayeleri de beni çok etkiledi. Daha ilk bölümden farklı bir aşk hikayesi okuduğumu hissettim. Ve ilerledikçe yanılmadığımı anladım. :) Deniz, yazarımız Zeynep Saraç'ın kalemi ile tanışma kitabımdı ve çok güzel bir başlangıç olduğunu canı gönülden söylüyorum.💜 Tek bir karakter ağzından anlatmak yerine diğerlerinin bakış açısına yer vermesi, aklımızda kalabilecek sorulara cevap niteliğindeki geri dönüş kısımları beni çok tatmin etti. Hem bazı Nehir'in söylemeyi inatla reddettiği şeylerin yarattığı merak hem de yazarımızın sade anlatımı sayesinde çok kısa bir sürede okuyup bitirdiğim bir kitap oldu. 


Üç Yapraklı Yonca - Ayşe Ayhan
Yayınevi : Parola Yayınları
Sayfa Sayısı : 368
Kendini şanssızlıklar kraliçesi olarak gören ve sakarlıkları herkes tarafından bilenen Yonca'nın eğlence garantili hikâyesi. "Hayat devam ediyor" isimli derginin editörü Yonca bir gün yine işe geç kalmıştır.Saçı başı dağılmış bir halde iş yerine vardığında toplantının henüz başlamadığını görür.Bu iyi bir durum gibi görünse de düşmanı olarak gördüğü Nejat'tan derginin satılacağını öğrenir ve işten kovulma ihtimali ile karşı karşıya kalır.Kendine çeki düzen verirken yangın alarmı ile karıştığı izdiham sonucunda baygınlık geçirir.Gözlerini açtığında ise karşısında gördüğü yakışıklı adam ile hayatının aşkını bulduğunu düşünür. Bu adam ise yeni patronu Alp'tir.Ve bu karşılaşmadan sonra Yonca'nın hayatında bir sürü değişiklik olacaktır.Ama bunları anlatmayacağım tabii ki.😁 Yorumuma nereden başlayacağımı bilmediğim bir haldeyim yine🙈sevdiğim her noktadan bahsetmek isteyince kafam karışıyor. 😄 Karakterleri değerlendirmeye girersem çıkamam gibi geliyor ama hepsini çok sevdim diyebilirim.Elbette favorim tabii ki Nejat oldu onu belirtmek istiyorum. 😍 Okuyanlar beni anladı 💚 Yonca ise kendine şanssız deyip dursa da gayet şanslı bir insan bence.Çevresindeki yakışıklı erkekler, çılgın annesi ve teyzesi, çocukluktan itibaren yanında olan dostları Nilgün ve Cihangir.Bence dünyanın en şanslı insanlarından biri olabilirsin Yonca'cığım. 🤭 Kitap genel olarak çok tatlı havada ilerliyor.Kurgu olarak tahmin edilebilir bir işlenişi olsa da yazarımızın anlatımıyla kendisine çok güzel bir şekilde bağlıyor.Öyle ki elime aldım ve okumaya başladım.Meraktan deli gibi kıvranıyorum ama erken de kalkmam lazım.Bir bölüm daha bir bölüm daha derken saati 3 ettim.En son "yeter artık Gizem sabah zombi modunda dolanacaksın uyu artık!" diyerek bırakmak zorunda kaldım ama kitabın çok az bir kısmı kalmıştı. Bitirince de bu sıralar tam ihtiyacım olan kitap buymuş dedim kendi kendime.Romantik-komedi filmi izler gibi okuduğum,çokça keyif aldığım bir kitap oldu.Bu tür kitapları sevenlerin kesinlikle kaçırmaması gerek bence.


İnci - John Steinback
Yayınevi : Sel Yayıncılık
Sayfa Sayısı : 101
John Steinbeck, eserlerinde yaşadığı dönemde insanların yaşadığı geçim sıkıntılarını ele alan bir yazar. İnci kitabında Kino ve ailesinin yaşadığı zorlukları anlatmış bizlere. Kino'nun çocuğu bir akrep tarafından ısırılır ve acilen tedavi edilmesi gerekir. Fakat tedavi için paraları olmadığından doktor onlarla ilgilenmez bile. Bu durum karşısında sinirlenen ve çocuğunu kurtarmak umuduyla denize dalan Kino, eşi benzeri görülmemiş bir inci bulur. Ne yazık ki lanetli olan bu inci onların hayatına umutla birlikte yıkım da getirecektir. Kısacık bir roman olsa da anlamlı ve ders verici bir içeriğe sahip. Öyle ki kitap bittiğinde bu kadar az sayfada böylesi yoğun duygular hissettirmesi ve karakterlerin yaşadıklarına bizzat şahit olmuşum hatta yaşamışım gibi hissetmek beni derinden etkiledi. Yazarın okuduğum ikinci kitabıydı ve anlatımındaki ustalık ona olan hayranlığımı arttırdı. Sabahattin Ali okurken hissettiğim gibi John Steinbeck'in de her dönemi yansıtan eserleri ile zamansız yazarlardan biri olduğunu düşünüyorum. Diğer eserlerini de en yakın zamanda okumak istiyorum. Ve son olarak kitabın tanıtım bülteninde söylenildiği gibi "yaşadığımız dünyaya ve insanın dramına ışık tutan" bu eseri herkes okumalı diyorum. 



Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu - Eleanor Coerr
Yayınevi : Beyaz Balina Yayıncılık 
Sayfa Sayısı : 96
Sadako Sasaki... Hiroşimalı binlerce küçük kızdan biri. 1945'te iki yaşındaymış. Yaralanmamış, hastalanmamış. Okuluna gidiyormuş güzel güzel. Yıllar geçmiş. Sadako, kentinin her gün biraz daha düzeldiğini, yeni yapılar yapıldığını görmüş. On iki yaşındayken birden hastalanmış. Radyasyonun vücutta yarattığı onulmaz bir hastalıkmış bu. Doktorlar, uzmanlar incelemişler, kurtuluş olmadığını anlamışlar. On ikisindeki Sadako ölecek!.. Kendi de biliyor bunu! Ama Japon geleneğine göre kağıttan bir turna kuşu yapan kişinin dileği muhakkak gerçekleşir. Sadako'ya oyalanması için bu inancı veriyor çevresi. Mektuplar alıyor bu konuda. Sadako, hasta yatağında başlıyor kağıttan turnalar yapmaya. Çok uğraştım ben, yapamadım o kuşları. Bir, iki, üç kez katlıyorsun, kıvırıyorsun, derken bir turna çıkıyor ortaya. Sadako günlerce uğraşmış, yüz, iki yüz, beş yüz, altı yüz, tam altı yüz kırk dört ağıt turna yapmış. Onlar birbirine bağlanıyor ince ipliklerle, metrelerce uzayan bir kuş dizisi çıkıyor ortaya. Sadako Sasaki bin turnayı tamamlarsa ölümden kurtulacağını umut ederek, gece gündüz kağıttan kuşlar yapması geliyor gözümün önüne, 644'üncünün bitişi 645'inciye başlayamamak ve çekip gitmek şu hem güzel, hem çirkin, hem yüce, hem aşağılık dünyadan... (OKTAY AKBAL)
Ben nasıl anlatsam bilemedim o yüzden kitabın tanıtım bültenini paylaşmaya karar verdim. Küçük Sadako'nun hastalığına rağmen umudunu kaybetmeden yaptığı kağıttan turnalar ile hayata tutunması ve bunun gerçek bir hikaye oluşu beni derinden etkiledi. Okurken ağladığım nadir kitaplardan bir tanesi. Hatırladıkça hala yüreğim sıkışıyor ve gözlerim doluyor... 


Yoksun - M.A.Lemariz
Yayınevi : Müptela Yayınları
Sayfa Sayısı : 496
"Kimi zaman güzellikler kusurların birleşmesinden doğar." Kitabı en güzel özetleyen cümle bu bence. Kusurları yüzünden dünyaya karşı duvar örmüş ve tek başına her şeyin üstesinden gelmeye çalışan iki insanın hikayesi Yoksun. Hissiz ve Maske kitaplarında ufak ufak merak tohumlarını eken yazarımız, Josephine ve Marcus'un hikayesini serinin son kitabına saklamış. Ve iyi ki de öyle yapmış. 💜 Bir yanda küçüklüğünde ruhuna aldığı yaralar yetmezmiş gibi yüzünde oluşan yara sebebiyle dış dünyadan izole bir şekilde tabiri caizse dağ adamı gibi yaşayan Marcus Valerian, diğer yanda babasını kaybettikten sonra yapayalnız kalmış Buzlar Kraliçesi Josephine. Birbirlerinden uzak durmaya çalıştıkça daha da çok bağlanan ikili. Ve bütün o zorlukların mükâfatı olan mutluluğa ulaşmanın hikayesi. 💜 Maske bitince hemen Yoksun'u elime alıp okumaya başladım. Aşırı merak ettiğim için hızlıca okumak isterken, son kitap diye bitmesin diye yavaş yavaş okudum. (Hatta yazarımızı yeni kitaplar konusunda biraz darlamış olabilirim.🙈) Son kitap olmasının verdiği duygu yoğunluğundan mı bilmiyorum en çok etkilendiğim kitap Yoksun oldu. Yazarımızın anlatımına dair söyleyeceklerimi daha önceki yorumlarda söylediğim için yinelemek istemiyorum. Tek demek istediğim bundan sonra sen ne yazsan ben okurum yazarcım. 😍💜 Karakterlerin birbirlerini kusurlarına rağmen sevmesi, kendini düşünmek yerine sevdiğini düşünerek hareket etmesi.. Çok etkileyiciydi yahu! 😍 İlk kitaptan beri Romanovlar'a ve arkadaşlarına bela olan kişi ise hiç beklenmedik biri çıktı, ben şok. 🙈😂 Kitaba ve seriye dair söylemek istediğim çok şey var aslına bakarsanız ama kelimelere döküp sizlere aktarmak o kadar zor ki... O yüzden iyisi mi siz bu seriyi alın bir güzel okuyun. Ne hissettiğimi ancak o şekilde anlarsınız. 🤭

Kanlı Selfie - Chris Carter
Yayınevi : Arkadya Yayınları
Sayfa Sayısı : 480
Sosyal medyaya bakış açısını değiştirecek bir içeriği olduğunu görünce çok dikkatimi çekmişti. Gerçekten de bakış açısını değiştirip sosyal medyada yaptıklarınızı sorgulatacak detayları vardı. Katil, görüntülü arama yaparak insanlara sevdikleri hakkında 2 tane soruyor. Doğru yanıt alamadığında ise rehin aldığı insanları kan dondurucu bir şekilde aradığı kişinin gözleri önünde öldürüyor. Bu bölümleri okurken hem çok gerildim hem de öyle bir durumda olsaydım doğru cevap verebilir miydim acaba diye düşündüm. İlk başta sosyal medya ile bağlantısı çok ön planda olmadığı için nasıl bağlanacak ve nasıl sonuçlanacak diye merakla okuyordum. İlerledikçe bağlantıyı çözdüm ve harika bir kurgu okuduğumu fark ettim. Hele ki sonuca bağlandığında büyük bir şaşkınlık ve hayranlık duydum. Katilin bunları yapma sebebini öğrenince ona hak versem de yaptıkları da çok fena şeylerdi. 🙈 Favori karakterim ise Bay J oldu. Adam verdiği sözü tuttu ve müthiş bir sona imza attı. Biter bitmez İnci ablaya "Vaooovvv, bu kitap inanılmazdı" diye mesaj attım. 🤭 Ve kitabın "Robert Hunter" serisinin 8. kitabı olduğunu ve serinin ilk kitabının Haçlı Katil adıyla farklı bir yayınevinden çıktığını öğrenince onu da listeme ekledim. Umarım serinin arada kalan diğer kitapları da bir an önce dilimize çevrilir. Sizlere de Kanlı Selfie kitabını tavsiye ederim. Özellikle polisiye okumayı sevenler bu kitabı kaçırmasın derim.



Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe - Paola Peretti
Yayınevi : Genç Timaş
Sayfa Sayısı : 208
Mafalda, Stargardt hastalığına sahip küçük bir kızdır. Bu hastalık yüzünden yavaş yavaş görme yetisini kaybetmektedir. 
Yazar küçük Mafalda'nın bu durum karşısında yaşadığı korku ve kaygıları öyle güzel anlatmıştı ki, okumaktan ziyade o anlara tanıklık ediyor gibi hissettim. Yazarın aynı hastalığa sahip olması, yazım dilindeki bu başarının sebebini açıklıyor diyebilirim.
 Mafalda'nın büyük arkadaşı Estella ile sohbetleri ise oldukça anlamlı ve üzerinde düşünülmesi gereken kısımlardı bana göre.
Ve bir de Estella'nın hikayesi var en az Mafalda'nınki kadar beni etkileyen. Aslına bakarsanız kitaba dair söylemek istediğim o kadar şey var ki hem hakkını veremem hem de spoi olur diye susuyorum. :)
Sadako'nun hikayesi gibi Mafalda'nınki de yüreğimde koca bir yumru ve gözlerimde yaşlarla uğurladı beni son sayfasında.
Tavsiyemdir!



Aşk-ı Gurur - Pınar Gencal
Yayınevi : Ephesus Yayınları
Sayfa Sayısı : 408
Jane Austen’ın Gurur ve Önyargı ( yaygın adıyla Aşk ve Gurur) kitabını duymayan kalmamıştır diye düşünüyorum. Kitapların yanında bolca da film uyarlaması var. Kitabı okumasanız da filmini izleyip hayallere dalmışsınız hatta kendi Bay Darcy’nizi bekliyor bile olabilirsiniz. 😊 Peki bu hikaye günümüzde geçse nasıl olurdu? Yazarımızda bu soruyu çok düşünmüş olacak ki Aşk-ı Gurur kitabını yazarak bizlere neler olabileceğini anlatmış. Konuyu az çok tahmin edersiniz ama ben yine de kısacık anlatayım 😊 Elizabeth Bennet’ımız, Civciv ailesinin büyük kızı Günsel. Çok sevdiği babasının hayalini gerçekleştirmek için avukat olmuş. Kimseden sözünü esirgemeyen, babası dışında kimsenin görüşünü pek de önemsemeden kendi istediği gibi yaşayan ve Darcy’sini bekleyen kızımızın tek korkulu rüyası var. Annesinin evlilik baskıları. Zorla gönderildiği görüşmelerde öyle şeyler yapıyor ki kahkaha garantili. Son buluşmasında yine marifetlerini gösterip adamı kaçırmışken arkasındaki masada bulunan (Bay Darcy’miz) Orhan olaya müdahil olur. Sonra gelsin eğlenceli diyaloglar.. 😂 Günsel bu adamı bir daha göremeyeceğini düşünürken yeni komşuları olarak karşısında Orhan ve kuzenlerini bulur. Bundan sonra bütün Civciv ailesinin hayatı değişecektir. Neler olduğunu daha fazla anlatmayayım ki merak edip hemen gidip okuyun.🤭 Aşk-ı Gurur’un çıkacağını duyduğum ilk andan itibaren çok merak etmiştim, elime ulaşır ulaşmaz hemen okumaya başladım ve elimden bırakamadım. İtiraf etmem gerekirse beklentilerimin üstünde bir kitap okudum. Romantik - komedi delisi biri olarak tabiri caizse aradığım kanı bulmuştum. Günsel gibi güçlü bir duruşa sahip olmak isterdim doğrusu. Orhan ise Günsel’e yaptığı tüm o gıcıklıklara ve soğuk duruşuyla sinir etse de içinden çıkan o düşünceli adam ile sevgimi de kazandı. 😁 Aşk-ı Gurur yazarımız Pınar Gencal’ın kalemiyle tanışma kitabım oldu ve ben o kadar sevdim ki artık favorilerimden biri. Kitabın kapağını da çook beğendim, söylemeden geçmek istemedim. 💜 En kısa zamanda yazarımızın diğer kitabı Roma Ben Geldim’i de alıp okumayı çok istiyorum. Benim gibi romantik-komedi severler kesinlikle okumalı, şiddetle tavsiye ediyorum. 😊

***
Listem bu şekildeydi. Sizin aralarında okuduklarınız ya da merak ettikleriniz var mı?
Yahut sizin çok sevip bana tavsiye edeceğiniz kitaplar neler?
Yorumlarda benimle paylaşırsanız çok mutlu olurum. :)
Yeniden görüşene dek, hoşça kalın! ♥



5 yorum:

  1. Çok güzel kitaplar seçmişsiniz, sizin kadar olmasa da ben de kitap okumayı ihmal etmiyorum, tavsiyelerinizi not aldım, teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  2. kitap önerileri için teşekkürler
    ne çok kitap okumuşsun
    BRAVO

    YanıtlaSil
  3. ayyy harikasın bir yıllık hedef için 30 kitap koymuştum kendime,
    Bu arada çok güzel kitaplar okumuşsun:))

    YanıtlaSil
  4. Kanlı Selfie ve Aşk-ı Gurur'u fena merak ettim. Aslında hepsini. :) Öyle hevesli hevesli yazmışsın ki insanın içine işliyorsun oku, diye. :)

    YanıtlaSil
  5. muhtemel ben bunları yıl sonuna kadar yapamam çok dolu geçmiş devamını dilerim emeğinize sağlık teşekkürler.

    YanıtlaSil